Sonbahar sürprizleri olur mu?

2025.08.27 19:38 - Son Güncellenme: 2025.08.27 19:40
A

Bursa dahil her yer hareketli 

İlginç ama gerçek.

Hemen her alanda bir hareketlilik var.

Siyasette de ticarette de bürokraside de.

Yaz dönemi sakin geçer gibi düşünenler yanıldı. 

Hiç de öyle olmadı. 

Siyasetçiler tatil yapamadı.

Siyaseti takip edenler de öyle.

Burada hem CHP lideri Özgür Özel'in izlediği politika yani Belediyelerde yolsuzluk algısının oluşmasını engellemek adına yüksek desibelli mitingler ve partisinde lider olma hamleleri hem de yangınlarla mücadele ve kabine revizyonu beklentisi siyaseti hep sıcak tuttu. 

"Terörsüz Türkiye" gündemi de iktidarıyla muhalefetiyle ön planda oldu. 

Sosyal medya üzerinden hemen her alanda kimi zaman gerçek kimi zaman da algı oluşturmak amacıyla sanal gündemler söz konusu oldu.

Dezenformasyonla Mücadele Merkezi bu manada çokça mesai yaptı.

Sussuzluk konusu da kentlerin en çok konuştuğu alan oldu.

Tüm bunlar gündemdeyken belediyelerde transferler oldu.

Aydın bu manada en çok ses getireni oldu.

CHP'de bir nevi tansiyon yükseldi.

"Acaba başka kimler var?" sorusu CHP'yi hayli telaşlandırdı.

Parti içinde güvensizlik gündeme geldi.  

Farklı yöntemlerle ön alma çabaları başladı.

Bursa konuşuldu.

Balıkesir konuşuldu.

Hatta Ankara bile.

"Olmaz" demek "imkansız" demek hayli zordu.

Bursa'da Ankara için imkansız demiyoruz ama zor ifadesini kullanıyoruz. 

Zira ikisi de Aydın'dan çok farklı.

Yani AK Parti'yi geçmek isteseler bile ki öyle bir şey söylemiyoruz ne yetkili organlardan davet eden var ne de mantıklı yönü var AK Parti için. 

Ancak CHP içindeki hareketli durum ve Eylül'deki kurultaya yönelik mahkeme süreci ile birlikte yeni başlatılan delege seçimleri transferler için imkansız denilmesine izin vermiyor. 

Elbette belediyelere yönelik olası soruşturmaların da etkisi konuşulmuyor değil. 

CHP'de İstanbul başta olmak üzere Antalya ve Adana gibi Büyükşehir Belediye Başkanları tutuklu. 

Ve görevlerinden geçici olarak alınmış durumdalar. 

Bu durum başka belediyelere sıçrar mı, bilemiyoruz.  

Zaman gösterecek.

Yine Eylül ile birlikte belediye başkanlarında parti değiştirmeler yani transferler yaşanır mı, göreceğiz.

Bu manada beklenti söz konusu.

Hatta CHP kendi içerisinde belediye başkanlarına bu manada tam olarak güvenememekte.

Burada aynı zamanda parti liderliği ile ilgili savaşın da etkili olduğunu söylemek lazım.

Partide Kemal Kılıçdaroğlu bir aktör. 

Son zamanlarda Özgür Özel hayli ön plana çıkmış olsa da bir çok belediye başkanını kendisi aday olarak belirlemiş değil.

Aynı zamanda İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da parti içerisinde gücü etkin olmakta.

Dolayısıyla parti değiştirmeleri kimi zaman bu gözle de değerlendirmek gerekmekte.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'e ilişkin Cumhuriyet Gazetesi'nde çıkan haberi de CHP'nin ön alma hamlesi olarak görmek ihtimal dahilinde.

Bursa'ya ilişkin çokça senaryo ortaya atılabilir elbette. 

Diğer taraftan şu bir gerçek ki Başkan Bozbey göreve geldiği zaman yaptığı atamaların bazılarında değişikliğe gitti.

Özellikle ulaşım ve Bursa'daki su kriziyle birlikte Buski'de yeni değişimlere gitmesi ve eski dönemin yöneticilerini göreve davet etmesi önemli hamleler olsa gerek.

Özellikle Buski'deki  son değişim hayli stratejik ve çözüm odaklı oldu. 

Bu değişimlerin devam etme ihtimali ve eski tecrübeli kadrolarla çalışma isteği başka alanlarda da olabilecektir.

Bu değişimleri AK Parti ile yakınlaştığı şeklinde yorumlamak doğru değil. 

Bu değişimler tamamen iş odaklı. 

Eylül ile birlikte belediye başkanlarından ziyade milletvekilleri üzerinde bir değişim beklentisi kanaatimizce bulunmakta.

Yani CHP ve diğer partilerden AK Parti'ye katılmalar olabilir. 

Eylül'de kabine revizyonu ihtimallerini daha çok konuşacağız gibi görünmekte.

Atanan bakanların ilk mecliste yemin etme zorunluluğu bulunduğu için süreçte bir hesaplama yapılacaktır.

Bakan atandığında göreve başlar ama ilk mecliste yemin etmesi beklenecektir.

TBMM'nin de Ekim'de açılacağı düşünülürse bir aylık sürecin beklenip beklenmeyeceği merak konusu. 

O nedenle değişim Ekim'e de kalabilir. 

Sonuç olarak sonbaharla birlikte siyasetteki hareketliliğin daha da artacağını öngörgörmekteyiz. 

Parti değişimlerinin bu manada gündeme gelebileceği özellikle milletvekillerinindeki transferlerin konuşulacağını tahmin etmekteyiz. 

CHP'deki hem mahkeme süreci hem de doğal olarak başlatılan kurultay süreci hareketliliğin başka noktası olacaktır. 

Türkiye'nin genelde sakin bir gündemle başbaşa kalamadığını da hesaba kattığımızda ve diğer koşulların sabit kalmadığını değerlendirdiğimize öngörmediğimiz başka gelişmelerin de olacağını düşünüyoruz.


A

Yazarın diğer yazıları

Yazarın Tüm Yazıları